BİLGİLENDİRME

Açil Durumlarda Uygulanması Gerekenler

Kendinizin ve başkalarının güvenliği açısından aracınızı dikkatli kullanmalısınız. Ancak, siz bu kadar dikkatli olurken ya başkalarının dikkatsizliği nedeniyle aracınız hasar görürse? Bu durumda yapmanız gerekenler aşağıdaki gibidir. Olay yerine en yakın trafik ekiplerini çağırmalı ve kaza tespit tutanağı tutturmalısınız. Trafik zaptının tutulmasından sonra trafik poliçenizin, ruhsatınızın ve ehliyetinizin kopyalarını diğer araç sahibine vermeli ve o sürücünün trafik poliçesinin, ruhsatının ve ehliyetinin kopyalarını da siz almalısınız. Hasar dosyanızın açılması için sigorta şirketine teslim edilmesi gereken belgeler ise aşağıda bulunmaktadır. Kazaya karışan sürücülerin trafik poliçe, ruhsat ve ehliyet kopyaları, Trafik kazası tespit tutanağının aslı, Kazaya karışan sürücülerin alkol raporları.
Kasko hasarlarında sıkça karşılaşılan ve genelde sigortalıların büyük sorunlar yaşamalarına neden olan durumlardan birisi de birden fazla hasarı olan araçlarla ilgili yapılan tazminat talepleridir. Aracıyla çeşitli tarihlerde küçük de olsa kaza yapmış ancak sigorta şirketine hasar ihbarında bulunmamış sigortalılar, bu hasarları toplu olarak tazmin etmek istediklerinde, olumsuz sonuçlarla karşılaşabilmektedirler. Hasar meydana geldikten sonra hasarın ihbar edilmesi için belli bir süre vardır. Kasko Poliçesi Genel Şartlarında bu süre açıkça belirtilmiştir. Genel Şarta göre Rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren en geç 5 iş günü içinde hasarın sigorta şirketine bildirilmesi” şarttır. Bu sürede ihbarı yapılmayan ve dosyası açılmayan hasarlar, ihbar sorumluluğu yerine getirilmediği için değerlendirilmeye alınmamakta ve hasar ödemeleri reddedilmektedir. Yukarıdaki nedenlerle hasar ihbar süresine dikkat edilmesi gerçekten çok önemlidir. Aracın farklı yerlerinde farklı tarihlerde meydana gelen birden fazla hasar aynı anda onarıma alındığında, hasar tutarı çok fazla artabilmektedir. İlk hasarda zamanında tarafımıza ihbar yapılarak aracın hasarının tazmin edilmesi sağlanırsa aracın tamirine ilişkin parça veya işçilik tazminat tutarı son hasardan sonra çıkacak tutardan daha az olacaktır. Bu durum sigorta şirketlerine haksız yere bir maliyet yüklediğinden toplu olarak talep edilen hasarlar reddedilmekte ve ihbar süresinde bildirilmişse, sadece son hasar ödenmektedir. “Zamanında hasar ihbarında bulunmayan ve toplu olarak ihbarda bulunarak tazminat talep eden sigortalılar sigorta şirketleri tarafından haksız olarak değerlendirildiği için hasar tazminatlarını alamazlar.” Siz de bu tür olumsuzluklarla karşılaşmamak için 5 işgünü içinde sigorta şirketinize hasar ihbarında bulunmaya özen göstermelisiniz.
Kaza anında yapmanız gereken işlemleri bilmeniz hem sıkıntı yaşamamanız hem de hasarınızı eksiksiz ve zamanında almanızı sağlar. Bir kaza halinde yapmanız gereken işlemler aşağıdaki gibidir: Kaza yerinde aracın konumunu değiştirmeden trafik polisini aramalı, kaza zaptı tutturmalı ve alkol raporu almalısınız. Kaza yeri jandarma sınırları içindeyse en yakın jandarma karakoluna haber vererek ifade vermeli ve görgü tespit tutanağı tutturmalısınız. Kazaya başka bir araç da karışmış ise, o araca ait trafik poliçesinin fotokopisini ve sürücüsünün ehliyet ve ruhsat fotokopisini almalısınız. Araç çalışmıyorsa, çekici için Şirketimizi aramalı en yakın servise aracınızın çekilmesini sağlamalısınız. Hasar dosyası için gereken aşağıda belirtilen evrakları hazırlamalısınız ve ilgili servise teslim etmelisiniz.

•Trafik kaza raporu,
•Sürücünün alkol raporu,
•Sürücünün ehliyet fotokopisi,
•Aracın ruhsat fotokopisi,
•Kaza yeri resimleri ve araçlara ait hasar resimleri ( mutlaka olmalı özellikle tek taraflı kazalarda )

Deneyimlerimize göre sigortalıların en sık karşılaştığı hasar şekillerinden birinin de park halinde meydana gelen hasarlar olduğunu görüyoruz. Birçok sigortalı bu durumda ne yapacağını bilmez ve yanlış hasar işlemleri nedeniyle hasarını alamaz ya da sıkıntı yaşar. Bu nedenle, aracınızın park halindeyken bir hasar görmesi halinde, yapmanız gereken işlemleri bilmeniz, hem sıkıntı ve problem yaşamamanızı hem de hasarınızı eksiksiz alınmasını sağlar. Aracınıza zarar veren kişi olay yerindeyse; Aracınıza zarar veren kişinin zorunlu trafik sigorta poliçesinin olup olmadığını sormalısınız ve varsa mutlaka bir kopyasını almalısınız. Aracınızı yerinden oynatmadan trafik ekiplerini olay yerine çağırmalısınız. Trafik ekiplerine ulaşamıyorsanız, size en yakın polis karakoluna başvurarak zabıt tutturmalısınız. Tutulan zabıtta, size zarar veren kişinin kusurlu olduğunun vurgulanmasını istemelisiniz. Çünkü zorunlu trafik poliçesinden tazminat talebinde bulunacağınızdan, karşı tarafta kusur olduğu görülemezse sigorta şirketi kusur durumuna göre hasar tazminatını ya ödemeyecektir ya da kusur nispetinde ödeme yapacaktır. Aracınıza zarar veren kişi olay yerinde değilse; Aracın hasar durumuyla ilgili şirketimizle irtibata geçmelisiniz.
Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), poliçede belirtilen aracın kullanımı sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya üçüncü şahıslara ait malların zarara uğramasına sebebiyet verildiği durumlarda devreye girer. Trafik sigortası böyle bir durumda aracın kullanıcısına düşen hukuki sorumluluğu, Hazine Müsteşarlığı’nca saptanmış ve poliçede belirtilmiş sigorta limitlerine kadar temin eder. Anlaşılacağı üzere bu teminat sadece araç, bina, bariyer, trafik lambası vb. maddi zararları değil, olası bedeni zararları da kapsamaktadır. Peki, aracın kullanılması sırasında sürücünün kusuru nedeni ile bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde neler yapılması gerektiğini biliyor musunuz? Artık hepimizin bildiği gibi trafik kazalarında trafik kazası tespit tutanağının bulunması hasarın tazmini için mutlaka gerekmektedir. Bu durum yaralamalı kazalar için de geçerlidir. Çünkü aracı kullananın kusuru olmadan meydana gelen bir yaralanma olayında trafik poliçesinden herhangi bir talepte bulunulamaz. Aracı kullananın kusur durumunu da ancak tutulacak zabıt ile görmek mümkün olmaktadır. Trafik kazası tespit tutanağı ile birlikte sürücünün alkol durumunu gösteren rapor, aracın ruhsat örneği ve sürücünün ehliyetinin de ibraz edilmesi şarttır. Diğer yandan yaralanan kişinin tedavi giderlerini gösteren faturalar, hastane/doktor raporları ve eğer maluliyet söz konusu ise iş gücü kaybı oranını gösteren hastane heyet raporunun da tazminat talebinde ibrazı zorunludur. Aracı kullananın kusuru ile meydana gelen bir trafik kazasında, kusurlu kullanıcıya ait araçta bulunan üçüncü şahısların uğrayacağı bedeni zararlar teminat kapsamındadır
Son günlerde en sık karşılaştığımız olayların başında otomobil hırsızlığı gelmektedir. Bu durumda sigortalılar otomobillerinin çalınmasının şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşarken hasar prosedürleri içinde ne yapacağını bilemez durumdadır. Bu nedenle, otomobilinizin çalınması halinde yapmanız gereken işlemleri bilmeniz, hem sıkıntı yaşamamanızı hem de hasarınızı tam ve zamanında almanızı sağlar. Peki, otomobilinizin çalınması halinde ne yapmalısınız? İşte yapmanız gereken işlemler… 1. adım Otomobilinizin çalındığını fark ettiğiniz an, mümkün olan en kısa sürede size en yakın karakola giderek müracaat etmeli ve hırsızlık tutanağı tutturmalısınız. Otomobilinizin çalındığını hemen tarafımıza ihbar etmeli ve hasar dosyası açtırmalısınız. 2. adım Otomobil hırsızlığında yasal bekleme süresi 30 gündür. Bu süre içinde otomobil bulunamaz ise; Otomobilin bulunamadığını tarafımıza bildirmelisiniz. Otomobilinizin bulunup bulunmadığını talep eden bir yazıyı karakol ve oto hırsızlık masasına götürmelisiniz. Buna karşılık almış olduğunuz yazıyı tarafımıza teslim etmelisiniz. Kazasız günler dileğiyle…
Ülkemizde kış aylarında, özellikle Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgeleri başta olmak üzere hava sıcaklıklarında ciddi düşüşler meydana gelmektedir. Soğuk hava koşullarında, dizel araçlarda yakıt donması ve yakıt filtresinin şişmesi gibi sorunlara rastlanmaktadır. Bu konuda rahat ve sorunsuz bir kullanım amacıyla dizel yakıt kullanan araç sürücülerinin dikkatini çekmek istediğimiz birkaç konu bulunmaktadır.

Araçlarınızda sadece EN590 (Euro Diesel) veya eşdeğer yakıtlar kullanınız.
Yakıt depolarınızı mümkün olduğunca maksimum seviyede tutmaya çalışınız.
Eğer mümkünse araçlarınızı kapalı yerlere park ediniz.
Gün içinde araçlarınızı bir defadan fazla çalıştırmaya dikkat ediniz.
Araçlarınız bir gün veya daha fazla süre kullanılmayacaksa bir kişinin aracı çalıştırmasını sağlayınız.
Eğer periyodik bakımınızı yaptırmadıysanız aracın bakım kilometresini geçirmeden araç bakımınızı yaptırtınız.

Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. İçkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.
Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.
Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk fark edileceğini unutmayın.
Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arz edecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.
Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arz etmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.
Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarf etmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.
Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.
Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile
Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.
Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.
Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.
Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nispeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.
Önünüzdeki otomobille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.
Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.
Aynaları muhakkak kullanın.
Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.
Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.
Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.
Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.
Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.
Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi yoktur, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini sağlayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazırlamalı
Sürüş sırasında arabanızın kaputu ya da öndeki arabanın plakasına kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakıp tüm trafiği kontrol edin.
ABS sistemini bozacağı ve maddi zarar doğuracağı için değil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dağıtacağı için sürüş sırasında mümkün olduğunca cep telefonuyla konuşmayın. Hands-free seti olsa dahi… En azından siz arama yapmayın.
Sürüş esnasında sık fren kullanmak ya gereğinden daha hızlı ve/veya agresif gittiğinizin işaretidir, ya da eğer yavaş gittiğiniz halde çok sık fren kullanıyorsanız bu da acemi olduğunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçları tedirgin edeceksinizdir.
Eğer normalde şehir içinde otomobil kullanıyor ve şehirlerarası yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarası yolculuğun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarası yolculuklar birbirinden tamamıyla farklı tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çıktığınızda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksınız. İlk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.
Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.
İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkânı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.
Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.
Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.
Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.
Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.
Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.
Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir. Ciddiye alın.